Evlatların yüzde 40’ında uyku problemi görülüyor

05.07.2022 23:04 Haber Deposu: İHA Evlatların uyuma rutinlerinde değişim olsa da uyku ihtiyacının yeni doğan bebeklerde averaj 18 saat, 1 yaşta 14 saat, 5 yaşta 12 saat, 6-7 yaşlarında 11, ergenliğin başlangıcında ise 9 saat bulunduğunu kaydeden Öğr. Gör. Zeynep Deniz Seven, uyku ihtiyacını yeterince karşılayamayan çocuklarda; davranış bozukluğu, hiperaktivite depresyon, kaygı, uykuya dalamama, karabasan görme, aşırı kilo alma benzer biçimde sorunların görüldüğünü belirtti. Evlatların ortalama olarak yüzde 40’nın uyku problemi yaşadığını belirten Seven, bu problemle başa çıkmayı sağlayacak mühim tavsiyelerde bulunmuş oldu. Bebeklerde uyku düzeninin en eleştiri konulardan biri bulunduğunu belirten İstanbul Esenyurt Üniversitesi Sıhhat Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Çocuk Gelişimi Program Başkanı Öğr. Gör. Zeynep Deniz Seven, “Gece uykusunun tertipli olması hem bebek hem de anne-babalar için rahatlatıcı bir faktördür. 1 yaş civarında gece iyi uyuyan çocuğun bile 5-8 kez uyanması normaldir. Bu durumu ileriki yıllarda düzgüsel uyku döngüsü geçişleri takip eder. Gece uyanmaları iyi ve fena uyuyan evlatları ayırt etmek için mühim bir kriterdir. İyi uyuyanlar gece uyanırlar fakat herhangi bir müdahaleye gerek kalmaksızın yeniden uyurlar. Fena uyuyanlar ise kesinlikle bir müdahale sonucunda uyurlar. Burada bilinmesi ihtiyaç duyulan mühim bir mevzu bazı bebeklerin öz-rahatlatıcı özellikte olmalarıdır. “Öz-rahatlatıcı” terimi bebeklerin herhangi bir yardım olmadan kendi kendilerine uykuya dönmelerini ifade eder. Bu tür bebekler uyandıklarında bir şeye sarılarak, parmağını emerek yeniden uyurlar.
Çoğu zaman anne babalar bu bebeklerin gece uyanmadıklarını zannedebilirler” diye konuştu. “Çocuklarda uyku problemi gelişimlerini etkiliyor” İlk çocukluk dönemindeki evlatların her gece 11-13 saat kadar uyumasını öneren Seven, “Bu zamanda bir çok çocuk gece süresince uyur ve gündüzleri de bir kere öğlen uykusuna yatar. Mühim olan çocuğun bir tek uyuması değil bununla beraber bölünmeyen bir uyku düzenine haiz olmasıdır. Hem de kimi zaman bu dönemdeki evlatların uyuması, yatma zamanı rutini uzadığı için zor olmaktadır. Meydana getirilen bir araştırma yatma zamanına karşı gösterilen direncin çocukta davranım sorunları ya da hiperaktivite ile ilişkili bulunduğunu ortaya koymuştur. Çocuklar Narkolepsi kısaca gün içinde oldukca oranda uyuma, insomnia kısaca uykuya dalmada ya da uykuyu sürdürmede güçlük ve karabasan görme benzer biçimde bir oldukca uyku problemi yaşayabilirler. Tahminlere bakılırsa evlatların yüzde 40’tan fazlası gelişimlerinin bir döneminde uyku problemi yaşamaktadır. Araştırmalar uyku problemi yaşamış evlatların yaşamayanlara bakılırsa daha çok depresyon ve kaygı emareleri gösterdiğini ortaya koymuştur. Başka bir emek verme 3 – 8 yaş aralığında uyku problemi yaşayan evlatların, buluğluk döneminde uyuşturucu kullanımı ve depresyon benzer biçimde problemler geliştirebildiklerini ortaya koymuştur. Yeni araştırmalar çocukluktaki kısa süreli uykunun aşırı kiloyla bağlantılı bulunduğunu da göstermiştir” şeklinde konuştu. Çocuklarda uyku sorunlarının başlıca nedenlerini sıralan Seven, devamlı kaygı, yaşanılan stresli vakalar, devamlı cezalandırma ve istismar, uygun olmayan uyku ortamları, kullanılan ilaçlar ve ağrılı durumlar çocuklardaki uyku problemlerinin başlıca sebepleri içinde gösterdi. Ilk olarak bu benzer biçimde durumlarda bir uzmana başvurulması icap ettiğini vurgulayan Seven, bebeklerde ve çocuklarda uyku ile ilgili şu önerilerde bulunmuş oldu: “ Çocuklarda uyku sorunları ile başa çıkmak için neler yapılabilir?
Bebeğin psiko-sosyal durumuyla ilgili alınabilecek önlemler Bebeklerle güvenli bir bağ oluşturmak önemlidir. Bundan dolayı bebekler ve ufak çocuklar anne babaları tarafınca fizyolojik ve duygusal olarak rahatlatılmalıdırlar. Duygusal ve fizyolojik olarak rahat olmayan bebeklerde uyku problemleri görülebilir. Bilhassa 6 ve 9. aylar içinde bebekler dış çevrelerinin daha çok farkına varırlar ve korku davranışları sergilemeye başlarlar. Bu dönem uyku alışkanlıkları için kritiktir. Korku durumlarında bebek anne ya da bakım veren tarafınca rahatlatılmalıdır. Ceza alan çocuklar uyku problemleri gösterebilirler. Disiplin oluşturmak için devamlı ceza vermek uyku problemlerine niçin olur. Ebeveynlerin çocuklarını terk etme yada aileden uzaklaştırma benzer biçimde tehditlerden kaçınmaları gerekir. Çocuk pozitif yönde davranışlara cesaretlendirilmelidir. Özgüven eksikliği yaşayan çocuklarda kaygı arttığı için uyku problemi oluşabilir. Uyku ile ilgili korkularının bulunduğunu dile getiren çocuklar anne babaları tarafınca dinlenmeli ve iyi anlaşılmalı, asla bu durum ile ilgili çocukla dalga geçilmemeli, ufak düşürülmemeli, çocuğa onu anladığı ve yanında olduğu mesajı verilmeli. Ebeveyn bu durumla ilgili gerekirse bir uzmandan destek almalıdır. Uyku ortamı ile ilgili önlemler Bebeğin uyuduğu yatak oldukca yumuşak olmamalı orta sertlik tercih edilebilir. Bebeklerin uyuyacakları oda yeterince havalandırılmış olmalı. Bilhassa bebekler yüzükoyun yatırılmamalıdır.
Bu durum ek olarak ani bebek ölümlerinin de en mühim sebepleri arasındadır. Bebeğin odasında hoşa giden, rahatlatıcı, organik içerikli ( lavanta yağı benzer biçimde) bir koku olabilir. Uyurken bebeğe eşlik edebilecek uygun bir uyku arkadaşı edinilebilir. ( peluş bir oyuncak, bir battaniye vs.) Rahatlatıcı hafifçe bir melodi dinletilebilir. Annesin kendi sesiyle söylediği içinde ne olduğu güzel olan melodili sözler de olabilir. Çocuğun odasında fazlasıyla dikkat dağıtıcı uyaran olmaması, mümkün olduğunca uyarıcılardan arınık olması çocuğun daha rahat uykuya dalmasını sağlayabilir. Bebeğin uyuyacağı oda aşırı ışıktan arındırılmış olmalı. Ebeveyn çocuklarını video, TV vs. izledikleri ortamlarda uyutmamalı. Bazı anne babalar bebeklerini kendileri TV izlerken ayaklarında sallayarak uyutmaktadır. Bu durum bebeklerin ya da evlatların uykuya dalma esnasında gördüklerinin ve duyduklarının uyku esnasında devamlı zihinlerini meşgul etmesini sağlayacak, rahat bir uyku uyumalarını engelleyecektir. Kimi zaman bu durum evlatların gelişimlerini negatif etkileyebilir hatta çocuk için travmatik olabilmektedir. Günlük rutinler Gün içinde çocuğun yeterince hareket ettiğinden güvenli olunmasıyla beraber, uyku öncesinde hareketli egzersizlerden kaçınılmalıdır. Uyku öncesi gerekirse rahatlatıcı masaj yapılabilir. Uyku öncesi banyo yaptırılması, evladı rahatlatarak uykuya geçişi kolaylaştırabilir. Bebek uyumadan derhal ilkin aşırı yedirilmemeli ya da aç olmamalıdır.
Çocuğun gün süresince susuz kalmadığından güvenli olunmalıdır. Bebeğin uyumadan ilkin her gün aynı günlük rutinlerin yapılması kaliteli uykuya katkı sağlar. Örnek olarak banyo sonrası masaj, masaj sonrası kitap okuma, sonrasında uyku benzer biçimde. Ebeveyn uyku öncesi rahatlatıcı içeriklerin olduğu çocuğa uygun kitaplar okuyabilir. Bilhassa muhteviyatında bol miktarda sevgi sözcüklerinin olduğu, çocuğun biricikliği üstüne olan kitaplar bakım veren ile bebek arasındaki bağlanmayı da pozitif yönde etkileyecektir. Ebeveyn çocuğun uykusunun tertipli olmasına dikkat etmelidir. Çocuğun uyku düzenini ve rutinini bozacak aktivitelerden kaçınmalıdır. Anne babalar bebeklerinin uyku düzenlerini yapmaya çalışırken sabırlı davranmalı kendileri de rahat olmalıdır. Nitekim meydana getirilen çalışmalarda bebeklerde gece uykudan uyanma problemi, ebeveynlerin devamlı olarak uyku ile ilgili mevzularda bebekleriyle aşırı etkileşimlerine bağlı olduğu görülmüştür. Ebeveyn uyku düzeni oluştururken bilhassa çocuğun bir vücut saati, uyku saati bulunduğunu göz ardı etmemeli, bu durum göz önüne alınarak yeni seviye oluşturulmaya çalışılmalıdır. Örnek olarak gece saat 23.00’te uyuyan bir evladı saat 21.00’de uyutmak isteyen bir anne bunu aşama aşama yapmalıdır. Şu sebeple çocuğun vücut saati 23.00’e ayarlıdır ve bu ayarı derhal 21.00’e almak kolay olmayacaktır. Bu sebeple ilk gün 22.30’da, sonraki gün 22.00’de, sonraki gün 21.30’da, daha sonraki gün ise 21.00’de uyutarak kademeli bir geçiş sağlanmalıdır.”

Son Dakika Haberler